
Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde yağ birikmesiyle tanımlanan kronik bir hastalıktır. Yalnızca görünümle ilgili bir sorun değildir; tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, eklem sorunları ve bazı kanser türlerinin riskini artırır.
İnsülin direnci ve metabolik sendrom
İnsülin direncinde vücut insülin hormonuna yeterince yanıt veremez ve kan şekerini dengede tutmak için daha fazla insülin üretir. Karın çevresinde yağlanma, yüksek tansiyon, yüksek trigliserid, düşük HDL kolesterol ve yüksek açlık şekerinin bir arada bulunması metabolik sendrom olarak adlandırılır ve kalp-damar hastalığı riskini belirgin şekilde artırır.
Bel çevresine dikkat
Tartıdaki kilo kadar yağın vücuttaki dağılımı da önemlidir. Karın bölgesinde biriken yağ, metabolik riskler açısından daha önemlidir. Bel çevresini düzenli ölçmek, sağlık durumunu takip etmenin basit bir yoludur.
Tedavi seçenekleri
- Yaşam tarzı değişikliği: Tüm tedavilerin temelidir.
- İlaç tedavisi: Uygun hastalarda hekim reçetesi ve takibiyle kullanılabilir.
- Endoskopik yöntemler: Mide balonu gibi seçenekler belirli hastalarda değerlendirilebilir.
- Obezite cerrahisi: Belirgin obezitesi olan ve diğer yöntemlerle sonuç alınamayan kişilerde ekip değerlendirmesiyle gündeme gelir.
Damgalamaya hayır
Obezite bir irade zayıflığı değil, genetik, çevresel ve davranışsal faktörlerin etkilediği bir hastalıktır. Destekleyici ve yargılamayan bir yaklaşım, tedavi sürecinin başarısını artırır.
Obezite tedavisinde hangi yöntem seçilirse seçilsin uzun vadeli takip, diyetisyen desteği ve gerekirse psikolojik destek başarının anahtarıdır.